10.08.2020 00:00:00

Akın Aydın
akinaydin @ yenimesaj.com.tr

Geçtiğimiz günlerde yapılan, “Türkiye tırmanışta, görmek istemeyenler var. Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde, kalkınmamızı devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz” açıklamaları malumunuz!

15 gün geriye gidelim! Tarih 27 Temmuz 2020. Sayın Erdoğan şöyle konuşmuştu: “İster eski, ister yeni olsun, muhalefet adına ortaya çıkan tüm aktörlere ve gruplara dikkatlice bakılarak şu soruya cevap verilmesini istiyorum; ‘İçlerinde ülkeyi yönetmek için eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, ulaştırmadan tarıma, enerjiden spora herhangi bir alanda dişe dokunur, kayda değer, ayakları yere basan, çözüm odaklı, somut teklifler içeren bir program ortaya koyan var mı?” 

Ben de sorayım: devlet ve milletimiz için her alanda çıkış olacak bir model, plan, fikir ortaya koyan var mı arkadaşlar?

Hep beraber bakalım! Kasım 2019’da Azerbaycan İktisat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruşen Guliyev şöyle diyordu;

“14 yıl önce Prof. Dr. Dünyamali Veliyev Hoca, bana bir kitap verdi. Bu kitabın adı Milli Ekonomi Modeli’ydi. Kitabı açıp okudukça, ‘Bir kitapta bu kadar yeni fikir olabilir mi? Bir bilimsel eserde bir yenilik olabilir ancak bu kadar yenilik olamaz’ diye düşünürdüm.

Milli Ekonomi Modeli’ndeki yeniliklerden biri kapitalizm sonunun geldiği hakkında olan tespitti. O yıllarda kapitalizmin sonunun geldiğini kimse ifade edemiyordu. Milli Ekonomi Modeli’ndeki ikinci yenilik ise Prof. Dr. Haydar Hocamın ‘ihtiyaçlar sınırlı kaynaklar sınırsızdır’ tespitiydi ki, bu tespit kapitalist ekonominin köküne baltayla büyük bir darbe vurulması anlamına geliyordu.”

19’dan 14’ü çık, eşittir 2005. Yani Milli Ekonomi Modeli’nin bizzat sahibi tarafından özelde milletimize, genelde ise insanlığa deklere edildiği tarih.

Dün ve daha önceki yazılarımda sıklıkla yer verdiğim açıklamayı da yine geçen yıl BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Merkezi Başkan Vekili Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky, İstanbul’da yapmıştı. 

Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky madde madde şöyle diyordu:

“1. Hindistanlı ve Çinli arkadaşlarımız yeni iktisadi uygulamalar için Rusya’ya bakıyorlar, Rusya ise size bakıyor.

2. BRICS olarak bizleri ayağa kaldıran dünya lideri sizin içinizden çıktı.

3. BRICS ülkeleri olarak bizler, kendi aramızda Milli Paralarla Ticaret yapıyoruz ve bu Milli Para’nın mucidi Prof. Dr. Baş’tır.

4. Emperyalizmi, ülkelerimizden Prof. Dr. Baş’ın modeliyle kovduk.

5. Bugün Prof. Dr. Haydar Baş, sistemiyle emperyalizmi tarihe gömmüştür.

6. Prof. Dr. Baş, 2005 yılında iktisat literatürüne kazandırmış olduğu Milli Para ile yeni bir dünya düzeninin doğmasına neden olmuştur.

7- Prof. Dr. Baş’la BRICS birliği olarak gurur duyuyoruz.”

Ekonomi tarihindeki son devrim 27 Şubat 2013 yılında gerçekleşti. O devrim hakkında Rusya Devlet Başkanı Putin, danışmanı Prof. Dr. Andrey Korotkoy aracılığıyla bu ekonomi devrimini kabul ediyor, saygı ve teşekkürlerini sunduktan sonra şöyle diyordu:

“Bir devletin kalkınması için sosyal adaleti sağlayacak, adil paylaşımı verecek, sosyal hakları sunacak, harcama yapan kesime tüketim imkânı tanıyacak, halka huzur getirecek sistem arayışında. Sayın Putin, Milli Ekonomi Modeli bunların hepsini sağladığı için, biz de Milli Ekonomi Modeli’ni uygulayacağız.”

Hepsini geçin! İç siyasette iktidar ve muhalefetin başlıkları, projelerin isimleri hatta rakamları da Sayın Baş’ın modelinden devşirme.

Hadi onu da geçin! Son 3 yıldır Sayın Erdoğan tarafından sıklıkla kullanılan ‘Milli para’ tanımı, Türk Patent Enstitüsü’nce 2013/56874 marka numarası ile 26 Haziran 2013’ten itibaren 10 yıl müddetle Prof. Dr. Haydar Baş adına tescil edilmiştir.

Ve bu ülkede hala ister yeni, ister eski olsun masaya çözüm koyan birisi yok deniliyor! Allah şifa versin, diyelim…