Müslümanlar için Hz. Ali aleyhisselamın velayetin başı ve kıyamete kadar hidayet rehberi olarak ilan edildiği zilhicce ayının 18. gününe rastlayan Gadir-i Hum Bayramını ne siyaset dünyası ne ilahiyat camiası ne dini cenah ne de Sünni kanaat önderleri görmezden geldiler.

Halbuki yukarıda adı geçen kişi ve makamlar diğer dinlerin önemli günlerinde birbiriyle yarışırcasına mesajlar yayınlayanlar, kendi vatandaşlarının içinde bulunan Caferi-Şii-Alevi camiasının önemli gününü kutlama lüzumu görmediler. Aslında bu bayram belli bir mezhebe değil bütün Müslümanlara bahşedilmiş bir bayramdır.

Gadir-i Hum bayramını görmezden gelenler beni bağışlasınlar. Gadir-i Hum bayramını bayram bilen vatandaşlarınız sizden bayramlarını kutlamalarını beklediler.

Prof. Dr. Haydar Baş yaptığı akademik çalışmalarla Ehl-i Beyt külliyatıyla Gadir-i Hum bayramının sadece Şia dünyasına değil bütün Müslümanlara ait olduğunu yıllar önce ispat etmiş; “Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” eserinde 222 Sünni âlim tarafından yazılmış eserlerde Gadir Hadisine yer vererek kabulde bulunduklarını izah etmiştir.

Gadir-i Hum bayramını görmezden gelenler bugünün kutsiyetine asla zarar veremezler.

Kendileri dünyada Hz. Ali’nin muhabbetinden, feyzinden mahrum kalır ve ahirette Hz. Allah’ın (c.c.) Hz. Muhammed’in (s.a.a.) ve Hz. Ali aleyhisselamın karşısında mahcup ve mahrum kalırlar.

Çünkü Gadir-i Hum bayramı Hz. Allah’ın Hz. Ali’yi Hz. Muhammed’e vasi, kendinden sonra velayet ve hidayet rehberi olarak seçmesinin ve Hz. Muhammed tarafından ilan günüdür.

Kıyamete kadar geçerli olacak ölçülerin insanlara lütuf günüdür.

Peygamberimiz veda hutbesinde ve diğer beyanlarında buyurmuştur ki: “Benden sonra delalete düşmemeniz için aranızda iki ağır emanet bırakıyorum: Allah’ın Kitabı ve ıtretim olan Ehl-i Beyt’im. Bunlar, kıyamet günü bana kavuşuncaya kadar birbirlerinden ayrılmazlar” (Müsned-i Ahmed c.3, s.17)

Diğer bir hadislerinde de kurtuluşun yollu şöylece gösterilmiştir:

“Benim Ehl-i Beyt’imin sizin içinizdeki misali, Hz. Nuh’un kavmi içerisindeki Hz. Nuh’un gemisi gibidir. Kim gemiye binerse necat bulur, kim binmezse helak olur.”  Buyurmuştur. (Suyuti, Tefsir-i Hulafa, s.573)

İnanmayanlardan kendi hanımı ve evlatlarının bir kısmını dahi gemisine bindiremeyen Hz. Nuh Peygambere rağmen tufana uğrayanların hali meydandadır.

Üzüntümüz şudur ki Gadir-i Hum gününü görmezden gelmek; seçeni, ilan edeni ve seçileni görmezden gelmek gibi büyük bir vebaldir…

Ayet ve Hadisle beyan edilen çok mühim bir hadisenin görmezden gelinmesi ya da başka yorumlarla gerçeklerin saklanmasının vebali büyüktür.

“Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! (İnsanlara ulaştır) Eğer bunu yapmazsan O’nun peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kâfirler toplumunu doğru yola iletmez.” (Maide/67)

Peygamberimizin bu hadis-i şerifini nasıl görmezden gelebilirsiniz?

“Ben kimin Mevla’sı isem, Ali de onun Mevla’sıdır. Allah’ım! Onu seveni sev, O’na düşman olana düşman ol, O’na yardım edene yardım et, yardım etmeyerek yalnız bırakanı yalnız bırak.”

Gadir-i Hum Bayramımızı Kutlayan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, gönüllerde taht kurmaya devam ediyor. İyi ki var efendim.

Gadir-i Hum Bayramı hakkında en kapsamlı ve dünya çapında ilim adamlarının katılımıyla muhteşem bir program hazırlayan Meltem TV’ye ayrıca teşekkür ediyorum.

Yunus Emre’nin mesajıyla bitirelim yazımızı: “Bilmeyenler ne bilsin, bilenlere selam olsun.”